Uluborlu Sözlüğü
  • 22/05/2018
  • 20° / Çoğunlukla Bulutlu
  • Nem Oranı - %
  • Nöbetçi Eczaneler
  • ()
Uluborlu Sözlüğü

Ardmak: Kumaş, giysi vb.ni başka bir şeyin üzerine asar gibi bırakmak

Ardılmak: Birinin veya bir şeyin üzerine abanmak

Alavere : Alışveriş

An : Tarla sınırı

Aş : 1- Bulgur Pilavı 2-Tamlayan olarak "yemek"; Kabak Aşı vs.

 

Buymak: Donacak kadar üşümek.

Batakçı : Müsrif, saçıp savuran.

Bardak : İbrik

Belirsiz : Dağınık ve düzensiz kişi

Bizim Kız : Kız kardeş

Bizim Oğlan : Erkek kardeş

 

Cıbır : Beden, mal veya giyim bakımından zayıf

Çentmek: Çirpi, odun, ot vs. kesici alet yardımıyla kırmak

Çarpalanmak: Kabın içersindeki sıvının hareketle dalgalanması

 

Dalaz: Kuru ve etkili rüzgar

Dandin: Şımarık

Dayak: Dayanak, destek

Denk: Yatak, yorgan vs. eşyanın taşımaya hazır şekilde paketlenmiş hali

Dernek: Çarşamba

Dizlik: Uzun paçalı içlik

 

Ellik: Eldiven

Engin: Nezle

Esi: Ucu yanmış odun.

Eten: Meyvenin yenilen kısmı

Evinsiz: Lüzumsuz konuşan, ham

Eyin: Sırt ("karnı tok eyni bütün" deyiminde geçer)

Fita (Futa) : Peştemal

Gidişmek : Kaşınmak

Gede: Zayıf

Gedik: Bahçe sınırında giriş-çıkış için ayrılmış boşluk

Gen: Bir kaç yıldır sürülmemiş arazi

Gilevat: Asma çardağı

Gireyi: Pazar günü

Govaltan: Tam kapanmamış, birleşmemiş, hafif aralık

Göde: Şişman, etli

Götürü: İşin tamamının ihalesi

Göynek: Fanila

Gülecen: Çile halinde ipin sarılıp yumak yapılması için kullanılan sabit mile geçirilmiş 4 çucuklu tahta kafes

Harar: Büyük kıl çuval

Harım: Evim yakınındaki küçük sebzelik

Haşa: Geniş ve büyük çuval (Kıl harici malzemeden yapılmış)

Hatıl: Hayvana yem vermek veya üzüm çiğnemek için yapılmış büyük tahta tekne

Helik: İnşaatta iri taşların arasına doldurulan küçük taşlar

Hevcer: Hoşafın posa kısmı

Horavi: Yabani, insanlardan ürken

Hünük: Ilık

İyverre : Çok zayıf, hastalıklı.

 

Kakırdak: Kuyruk yağı eritilip sızdırıldıktan sonra kalan posası

Kenis: Bir yerin tesviyesini bozan hafif yükselti

Keşik: Gündelik karşılığı gündelik

Keşir: Havuç

Kıyma: Kavurmak

Kirkit: Halı dokumada kullanılan saplı demir tarak

Kupa: Çay bardağı

Malamortçu: Baştan savma iş yapan

Mirav: (Farsça) Mir-i ab, su emiri; sulama suyunu takip eden görevli

Must'amel: (Arapça) Kullanılmış

Nelbeke : Küçük yayvan kap

Oku: Düğün davetiyesi

Ocu(t)mak: Ürkmek, ürkütmek

Okumak: Düğün vs. davet etmek.

Öğüt: Baharda görülüp yazın kaybolan pınar

Ölçek: Tahıl hacim ölçü birimi (yaklaşık 6.5 kg)

Pardı: Toprak dam yapımında üzerine toprak serilen çalı

Peşkir: El havlusu

Puştuvan: Toprak camı çevreleyen tahta perde

 

Sinnemek: Saklanmak, gizlenmek

Siymek: Kabın içindeki sıvının ince bir yol halinde kenarından veya altından sızması

Sokurdanmak: Kızgınlıkla söylenmek

Süymek: Ağacın gövdesinden veya dibinden taze dal çıkması

Savak: Sulama suyunu yönlendirmek için toprak, taş vb. malzemeden yapılan menfez

Sabunluk: Lif

Sıkma: Erkek gömleği

Sıtıra(sız): (Arapça setreden) itibarsız, meymenetsiz

Siyaset: Yağışlı hava

Silecek: Banyo havlusu

Söve: Kapının takıldığı doğrama, kasa

Teziktirmek: Şevkini kırmak

Tas: Yarımlağının yarısı olan hacim ölçüsü

Tat: Kaba, zarif olmayan eşya

Taya: Kavrulmuş kıymanın bir kapta kalıplaşmış hali

Trabzan: Merdiven korkuluğu

Üğünmek: 1-Toz halinde maddenin kabın altından dökülmesi - 2-Yamaçtan toprak vs.nin dökülmesi

Ünlemek: Seslenmek, çağırmak

 

Yağada: Hayvani yağ bulaşığı

Yarımlağı: Ölçeğin yarısı olan hacim ölçüsü

Yu(n)mak: Yıka(n)mak

RESİM GALERİLERİ

TÜMÜ

VİDEO GALERİSİ

TÜMÜ